Bu WEB Sitesi Satılıktır
-25%
“Şaman, insanlık tarihinin alelade bir figürü değildir. O, kültürel normlarının dikte ettiği vazifeleri üstlenmiş bir kişidir.” İki cilt halinde yayınladığımız ve devamını getirmeyi umduğumuz bu derlemeye ilham veren iki isim var: Yüzyılımızın en özgün tarihçilerinden Carlo Ginzburg ve tarihimizin en sıra dışı isimlerinden seyyah Evliya Çelebi. Ginzburg, 1966’da yayınlanan Gece Savaşları adlı muhteşem çalışmasıyla cadılığın ve Cadıların Şabatı inançlarının “bütün Avrasya’ya yayılmış kökenleri” olabileceğini söyleyerek bahsi geçen tartışmayı başlatan kişidir. Evliya Çelebi ise 17. yüzyılda yaptığı geziler ve yazdığı -tamamlanmamış- 10 ciltlik seyahatnamesine, türlü “acaib ve garaib” arasına cadılar ve büyücüleri de dâhil etmiştir. Umulur ki, merakları, araştırmacılıkları ve özgünlükleriyle bu iki isim, ilham oldukları bu derlemenin ulaştığı herkeste yeni ilhamlara, fikirlere ve yepyeni akademik araştırmalara ve çalışmalara vesile olsun."
“Şamanizmde tehdit dış dünyadan, şamanın, yani doğaüstü bir konuma sahip koruyucunun koruduğu bir topluluğa dışarıdan gelirken; cadı, ‘içerideki düşman’dır.” Sibirya, “klasik Şamanizmin beşiği”, doğduğu yerdir. Binlerce yıl önce Sibirya-Asya taraflarından boy birlikleri, Karadeniz’in kuzeyine, oradan Balkanlara, Avrupa’nın kuzeyine ve iç kısımlarına kadar göç edip yerleşmiş. Aynı coğrafyadan çıkan Türkler, Altay Dağları çevresinden güneye, buradan İran’a, Anadolu’ya ve Ortadoğu’ya kadar uzanmış. Uzun zaman önce aynı coğrafya ve inanç kaynağından beslendiğimiz kültürlerdense maalesef neredeyse hiç haberimiz yok. Bunların başında Fin, Eston, Saami ve Macarlar olmak üzere Fin-Ugor dilleri konuşan çeşitli halklar geliyor. Sibirya’dan Balkanlara uzanan çok geniş bir hat üzerinde yaşayan çeşitli toplulukların Şamanizm, cadılık ve büyücülük hakkındaki inanışlarını derlediğimiz bu serinin okurlarımızın meraklarını tatmin etmesini, onlarda yeni meraklar uyandırmasını, kültür tarihine, antropolojiye ve folklora ilgiyi artırmasını temenni ediyoruz.

Sibirya’dan Balkanlara Şamanlar Ve Cadılar (İki Cilt)

800.00₺ Orijinal fiyat: 800.00₺.600.00₺Şu andaki fiyat: 600.00₺.

“Sibirya’dan Balkanlara: Şamanlar ve Cadılar”

Günümüzde birçok kültür, şamanlık ve cadılık gibi mistik ve geleneksel uygulamalara dair derin köklere sahip olan eski inanç sistemlerini barındırır. Bu makale, Sibirya’dan Balkanlara uzanan geniş coğrafi alanda bu iki önemli fenomeni inceleyerek, kültürel benzerlikler ve farklılıkları ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Karşılaştırma
İstek listesine ekle
15 People watching this product now!
Kategoriler: Kitap Etiketler: Ceren Sungur, Pinhan Yayınevi, Şamanlar Ve Cadılar, Sibirya'dan Balkanlara Şamanlar Ve Cadılar
Share:
  • Açıklama
  • NAKLİYE VE TESLİMAT
Açıklama

Ceren Sungur editörlüğünde yayınlanmış 2022 (Mayıs) Yılında Yayımlanmış İki Ciltlik Birinci Basım Kitap.

Durumu: İkinci El Temiz

Fiyatı: 600TL

WhatsApp İletişim: 0532 382 18 59

Kargo Ücreti Alıcıya Aittir

 

 

 

NAKLİYE VE TESLİMAT

MESAFELİ SATIŞ VE İADE SÖZLEŞMESİ

Ürünün adresinize teslim tarihinden itibaren 14 gün içinde ibrahimderin@gmail.com mail adresi üzerinden "İade ve Geri gönderim" başvurusunda bulunarak iade sürecinizi başlatabilirsiniz.

Ürünü iade etmek için, orijinal kutusuyla ve faturasıyla birlikte www.popmezat.com’a göndermelisiniz. İadenizin kabul edilmesi için, ürünün hasar görmemiş ve kullanılmamış olması gerekmektedir.

İade işlemi sonuçlandıktan sonra bedel ödemesi kredi kartınıza/banka hesabınıza 24 saat içinde yapılmaktadır. Ödeme işlemlerinin hesabınıza yansıma süresi bankanıza göre değişkenlik gösterebilir.

İlgili ürünler

-8%
Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalini ve bu savaşın, özellikle aristokrat çevrelerde yarattığı altüst oluşu, son derece gerçekçi sahnelerle, ayrıntılı ve derinlikli analizlerle yansıtan bir başyapıt. Avrupa’daki monarşileri birbiri ardına bozguna uğratarak ilerleyen Napolyon orduları Moskova’ya doğru ilerlemektedir. Rus aristokratları, bu ürkütücü savaş makinesi karşısında bir yandan muharebeye hazırlanmakta, bir yandan da kişisel dertleriyle boğuşmaktadır. Rusya’nın 19. yüzyılın ilk yarısında panoramik bir fotoğrafını çeken Savaş ve Barış, soylu sınıfına dair yakın gözlemlerin yanı sıra köy ve kasabalarda yaşanan çiftlik hayatını da ustalıkla yansıtıyor.
Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalini ve bu savaşın, özellikle aristokrat çevrelerde yarattığı altüst oluşu, son derece gerçekçi sahnelerle, ayrıntılı ve derinlikli analizlerle yansıtan bir başyapıt. Avrupa’daki monarşileri birbiri ardına bozguna uğratarak ilerleyen Napolyon orduları Moskova’ya doğru ilerlemektedir. Rus aristokratları, bu ürkütücü savaş makinesi karşısında bir yandan muharebeye hazırlanmakta, bir yandan da kişisel dertleriyle boğuşmaktadır. Rusya’nın 19. yüzyılın ilk yarısında panoramik bir fotoğrafını çeken Savaş ve Barış, soylu sınıfına dair yakın gözlemlerin yanı sıra köy ve kasabalarda yaşanan çiftlik hayatını da ustalıkla yansıtıyor.
Karşılaştırma
Hızlı Görüntüleme
İstek listesine ekle

Savaş Ve Barış

Stokta

5 üzerinden 0 oy aldı
380.00₺ Orijinal fiyat: 380.00₺.350.00₺Şu andaki fiyat: 350.00₺.
-20%
"Ben, Katolik bir ülkede doğup büyümüş bir Yahudiyim, hiç din eğitimi almadım, Yahudi kimliğim daha çok baskı sonucu ortaya çıkmış." Yazarın bu kısa otobiyografik ifadesi, Tahta Gözler'deki "mesafe" kavramını anlayabilmemiz açısından büyük önem taşıyor. Ginzburg'a göre, bir şeye çok yakın olduğumuzda aşinalık bakış açımızı çarpıtır, çok uzak olduğumuzda ise bakış açımızdaki çarpıklığın kaynağı mesafenin ta kendisidir; dolayısıyla, içinde yaşadığımız dünyayı anlamak için uzaklıkla yakınlık arasında bir denge tutturmak gerekir. İşte Ginzburg'un Tahta Gözler'de yaptığı da bu dengeyi tutturmak. Ayrıntı zenginliği ve bu ayrıntıları ilişkilendirişindeki dehasıyla okurlarını şaşırtacak bir kitap.
"Ben, Katolik bir ülkede doğup büyümüş bir Yahudiyim, hiç din eğitimi almadım, Yahudi kimliğim daha çok baskı sonucu ortaya çıkmış." Yazarın bu kısa otobiyografik ifadesi, Tahta Gözler'deki "mesafe" kavramını anlayabilmemiz açısından büyük önem taşıyor. Ginzburg'a göre, bir şeye çok yakın olduğumuzda aşinalık bakış açımızı çarpıtır, çok uzak olduğumuzda ise bakış açımızdaki çarpıklığın kaynağı mesafenin ta kendisidir; dolayısıyla, içinde yaşadığımız dünyayı anlamak için uzaklıkla yakınlık arasında bir denge tutturmak gerekir. İşte Ginzburg'un Tahta Gözler'de yaptığı da bu dengeyi tutturmak. Ayrıntı zenginliği ve bu ayrıntıları ilişkilendirişindeki dehasıyla okurlarını şaşırtacak bir kitap.
Karşılaştırma
Hızlı Görüntüleme
İstek listesine ekle

Tahta Gözler Mesafe Üzerine Dokuz Düşünce

Stokta

5 üzerinden 0 oy aldı
200.00₺ Orijinal fiyat: 200.00₺.160.00₺Şu andaki fiyat: 160.00₺.
-15%
• "Benim ülkemde; düşünce hayatın düşmanı, kötülüğün simgesi olarak görülür. Düşünsel değerlere tutkuyla bağlı, soru soran – arayan – kovalayan zihne sadece düşmanlık edilir. Düşünen insanın korunağı yoktur… • Benim ülkemde; iktidar ve güç uğruna hiçbir şeyden çekinmeyen her zorba güç, yalnızca kendi isteğinin onaylanmasını, gururunun okşanmasını ister… • Benim ülkemde; kafasıyla değil, ağzıyla konuşan yorumcular – açıklayıcılar, gerçekleri başka kalıplara sokarak özgürlüğü çürütmenin gönüllü aracılığını yaparlar… • Benim ülkemde; bir gazeteci – yazar hapse atılarak yayınevine, gazetesine baskı yapılarak, sonsuza kadar sessizliğe – unutuşa mahkûm edilmeye çalışılır…"
• "Benim ülkemde; düşünce hayatın düşmanı, kötülüğün simgesi olarak görülür. Düşünsel değerlere tutkuyla bağlı, soru soran – arayan – kovalayan zihne sadece düşmanlık edilir. Düşünen insanın korunağı yoktur… • Benim ülkemde; iktidar ve güç uğruna hiçbir şeyden çekinmeyen her zorba güç, yalnızca kendi isteğinin onaylanmasını, gururunun okşanmasını ister… • Benim ülkemde; kafasıyla değil, ağzıyla konuşan yorumcular – açıklayıcılar, gerçekleri başka kalıplara sokarak özgürlüğü çürütmenin gönüllü aracılığını yaparlar… • Benim ülkemde; bir gazeteci – yazar hapse atılarak yayınevine, gazetesine baskı yapılarak, sonsuza kadar sessizliğe – unutuşa mahkûm edilmeye çalışılır…"
Karşılaştırma
Hızlı Görüntüleme
İstek listesine ekle

Samizdat

Stokta

5 üzerinden 0 oy aldı
200.00₺ Orijinal fiyat: 200.00₺.170.00₺Şu andaki fiyat: 170.00₺.
-13%
Türkiye’nin en önemli Psikiyatri Uzmanı, Rüya Analisti Doç. Dr. Nusret Kaya’dan Rüyalarla hayatına yön verecek iddialı bir kitap. Nedir global öğreti? Kutsal Kâse yoksa kutsal dişi yok, Kutsal dişi yoksa erkek yok. Neden? Kutsal Kâseyi bilmeyen bir kadın hiçbir suçu olmaksızın doğurganlığı ile yaşam enerjisi kullanan bir rahim olur ve özellikle doğurduğu erkek çocukların alt beyinlerini büyütmez, kız çocuklarını da "Rahim" olarak yetiştirir.
Türkiye’nin en önemli Psikiyatri Uzmanı, Rüya Analisti Doç. Dr. Nusret Kaya’dan Rüyalarla hayatına yön verecek iddialı bir kitap. Nedir global öğreti? Kutsal Kâse yoksa kutsal dişi yok, Kutsal dişi yoksa erkek yok. Neden? Kutsal Kâseyi bilmeyen bir kadın hiçbir suçu olmaksızın doğurganlığı ile yaşam enerjisi kullanan bir rahim olur ve özellikle doğurduğu erkek çocukların alt beyinlerini büyütmez, kız çocuklarını da "Rahim" olarak yetiştirir.
Karşılaştırma
Hızlı Görüntüleme
İstek listesine ekle

İyileşme Kitabı

Stokta

5 üzerinden 0 oy aldı
400.00₺ Orijinal fiyat: 400.00₺.350.00₺Şu andaki fiyat: 350.00₺.
-25%
Evet, "Peynir ve Kurtlar: Bir Tarihçinin Notları" (The Cheese and the Worms: The Cosmos of a Sixteenth-Century Miller) adlı kitap, İtalyan tarihçi Carlo Ginzburg tarafından yazılmış önemli bir eserdir. Kitap, 16. yüzyıl İtalya'sında yaşamış olan, kendini dünyanın yaratılışı ve evrenin yapısı hakkında derin düşüncelere kaptırmış bir değirmen işçisi olan Menocchio'nun hikayesine dayanmaktadır. Menocchio, dönemin Katolik Kilisesi'nin dogmatik inançlarına karşı gelmiş ve kendi felsefi düşüncelerini geliştirmiştir. Ginzburg, Menocchio'nun yazılı ifadelerinden ve yargı belgelerinden yola çıkarak onun düşünce dünyasını analiz eder. Menocchio'nun düşünceleri, o dönemin popüler metinlerinden ve felsefi akımlardan etkilenmiştir. Özellikle de, peynirin içindeki kurtlar metaforunu kullanarak evrenin yapısı hakkında çarpıcı felsefi spekülasyonlar yapmıştır. Ginzburg, bu kitabında tarih yazımına yeni bir yaklaşım getirerek mikro tarihçilik adını verdiği yöntemi kullanır. Mikro tarihçilik, belirli bir bireyin veya olayın detaylı incelemesine odaklanır ve genellikle olayın veya bireyin döneminin daha geniş sosyal, kültürel ve tarihsel bağlamıyla ilişkilendirilmesini sağlar. "Peynir ve Kurtlar", bu yöntemi kullanarak bireysel bir yaşam hikayesini, döneminin daha geniş kültürel ve entelektüel ortamıyla bağlantılı olarak inceler.
Evet, "Peynir ve Kurtlar: Bir Tarihçinin Notları" (The Cheese and the Worms: The Cosmos of a Sixteenth-Century Miller) adlı kitap, İtalyan tarihçi Carlo Ginzburg tarafından yazılmış önemli bir eserdir. Kitap, 16. yüzyıl İtalya'sında yaşamış olan, kendini dünyanın yaratılışı ve evrenin yapısı hakkında derin düşüncelere kaptırmış bir değirmen işçisi olan Menocchio'nun hikayesine dayanmaktadır. Menocchio, dönemin Katolik Kilisesi'nin dogmatik inançlarına karşı gelmiş ve kendi felsefi düşüncelerini geliştirmiştir. Ginzburg, Menocchio'nun yazılı ifadelerinden ve yargı belgelerinden yola çıkarak onun düşünce dünyasını analiz eder. Menocchio'nun düşünceleri, o dönemin popüler metinlerinden ve felsefi akımlardan etkilenmiştir. Özellikle de, peynirin içindeki kurtlar metaforunu kullanarak evrenin yapısı hakkında çarpıcı felsefi spekülasyonlar yapmıştır. Ginzburg, bu kitabında tarih yazımına yeni bir yaklaşım getirerek mikro tarihçilik adını verdiği yöntemi kullanır. Mikro tarihçilik, belirli bir bireyin veya olayın detaylı incelemesine odaklanır ve genellikle olayın veya bireyin döneminin daha geniş sosyal, kültürel ve tarihsel bağlamıyla ilişkilendirilmesini sağlar. "Peynir ve Kurtlar", bu yöntemi kullanarak bireysel bir yaşam hikayesini, döneminin daha geniş kültürel ve entelektüel ortamıyla bağlantılı olarak inceler.
Karşılaştırma
Hızlı Görüntüleme
İstek listesine ekle

Peynir Ve Kurtlar: Bir 16. Yüzyıl Değirmencisinin Evreni

Stokta

5 üzerinden 0 oy aldı
200.00₺ Orijinal fiyat: 200.00₺.150.00₺Şu andaki fiyat: 150.00₺.
-13%
Yazar: Marquis De Sade İlk Yayınlanma Tarihi: 1795 Türü: Kurgu Komedi Türkçesi: Işık Ergüden Yayınevi: Sel Yayıncılık/Gece Yarısı Kitapları Baskı Tarihi: 2016/Birinci Baskı
Yazar: Marquis De Sade İlk Yayınlanma Tarihi: 1795 Türü: Kurgu Komedi Türkçesi: Işık Ergüden Yayınevi: Sel Yayıncılık/Gece Yarısı Kitapları Baskı Tarihi: 2016/Birinci Baskı
Karşılaştırma
Hızlı Görüntüleme
İstek listesine ekle

Cumhuriyetçi Olmak İstiyorsanız Biraz Daha Cesaret

Stokta

5 üzerinden 0 oy aldı
80.00₺ Orijinal fiyat: 80.00₺.70.00₺Şu andaki fiyat: 70.00₺.
-23%
"Usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı olan, sinemaya da uyarlanmış Körlük, toplumsal yaşamın nasıl bir vahşete dönüşebileceğini müthiş bir incelikle gözler önüne sererken, insana dair son umut kırıntısını da bir kadının tek başına örgütlediği dayanışma ve direniş örneğiyle sergileyen unutulmaz eserler arasında yerini almıştır."
"Usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı olan, sinemaya da uyarlanmış Körlük, toplumsal yaşamın nasıl bir vahşete dönüşebileceğini müthiş bir incelikle gözler önüne sererken, insana dair son umut kırıntısını da bir kadının tek başına örgütlediği dayanışma ve direniş örneğiyle sergileyen unutulmaz eserler arasında yerini almıştır."
Karşılaştırma
Hızlı Görüntüleme
İstek listesine ekle

Körlük

Stokta

5 üzerinden 0 oy aldı
260.00₺ Orijinal fiyat: 260.00₺.200.00₺Şu andaki fiyat: 200.00₺.
-14%
"Fernand Braudel, 20. yüzyılın en etkili tarihçilerinden biridir ve özellikle medeniyetlerin tarihi konusunda önemli katkılarda bulunmuştur. Braudel'in çalışmaları, tarihçilerin sadece belirli olayları değil, aynı zamanda uzun dönemli yapıları ve süreçleri de incelemesi gerektiğini vurgulayan bir yaklaşımı temsil eder. Braudel'in en önemli eserlerinden biri olan "Uygarlıkların Grameri" (Grammar of Civilizations) üç ciltlik bir çalışmadır ve bu eser, modern kapitalizmin doğuşunu incelerken aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kültürel değişimleri ele alır. Braudel, bu çalışmasında uzun dönemli ekonomik yapıların nasıl belirlendiğini, ticaretin nasıl evrildiğini ve kültürel etkileşimlerin nasıl şekillendiğini gösterir. Onun bakış açısı, tarihsel süreçleri yalnızca politik olaylarla değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal faktörlerle de açıklar.
"Fernand Braudel, 20. yüzyılın en etkili tarihçilerinden biridir ve özellikle medeniyetlerin tarihi konusunda önemli katkılarda bulunmuştur. Braudel'in çalışmaları, tarihçilerin sadece belirli olayları değil, aynı zamanda uzun dönemli yapıları ve süreçleri de incelemesi gerektiğini vurgulayan bir yaklaşımı temsil eder. Braudel'in en önemli eserlerinden biri olan "Uygarlıkların Grameri" (Grammar of Civilizations) üç ciltlik bir çalışmadır ve bu eser, modern kapitalizmin doğuşunu incelerken aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kültürel değişimleri ele alır. Braudel, bu çalışmasında uzun dönemli ekonomik yapıların nasıl belirlendiğini, ticaretin nasıl evrildiğini ve kültürel etkileşimlerin nasıl şekillendiğini gösterir. Onun bakış açısı, tarihsel süreçleri yalnızca politik olaylarla değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal faktörlerle de açıklar.
Karşılaştırma
Hızlı Görüntüleme
İstek listesine ekle

Uygarlıkların Grameri

Stokta

5 üzerinden 0 oy aldı
350.00₺ Orijinal fiyat: 350.00₺.300.00₺Şu andaki fiyat: 300.00₺.
POP MEZAT 2024 TÜM HAKLARI SAKLIDIR

WhatsApp us